TERÂVİH NAMAZININ KILINIŞI
Terâvih namazı farzlara tabi olmayan regâip sünnetlerdendir. Ramazan ayına mahsus ve ramazan ayının gecelerini ihya ederek, değerlendirme amaçlı kılınan bir gece namazıdır. Terâvih namazı, kadınlar ve erkekler için müekked sünnettir. Orucun sünneti olmayıp, ramazan ayının sünnetidir. Dolayısıyla oruç tutamayan hastaların, yolcuların ve yaşlıların da teravih kılması sünnettir.
Terâvih namazının sünnetliği peygamber efendimizin uygulaması, teşviki ve tavsiyeleriyle sabittir. Kendisi bizzat kılmış, ümmetinin kılmasını da teşvik buyurmuştur.
Cemâatle terâvih
Terâvih namazını cemâatle kılmak sünnet -i kifâyedir. Bir mahallede oturanların bir kısmı câmide cemâtle kılsalar, bir diğer kısmıda evlerinde kendi başlarına kılsalar, sünneti terketmiş olmazlar. Terâvih namazının cemâatle sünnet olması peygamberimizin (asv) uygulamasıyla sâbittir. Buhârî ve Müslim’in sahihlerinde rivâyet ettikleri, Peygamberimiz (sav) yatsıdan sonra gece vakti mescid’e çıkarak, mescidde bulunan ashabına (ra) terâvih namazı kıldırmıştır. Vitir namazı ile birlikte mescid-i şeritfe on bir rekat namaz kıldıkları , geri kalanını da evlerinde kıldıkları, bu konudaki rivâyetlerden anlaşılmaktadır.
Peygamber Efendimiz(sav) farz olur endişesiyle daha fazla kıldırmamıştır. Terâvih namazının yirmi rekat olduğunda sahabe(ra) icmâ etmişlerdir. Peygamber Efendimiz(sav) cemâatle kıldırdığı bu üç teravihin, Ramazan Ayının 23, 25 ve 27. gecelerine denk geldiği belirtilmiştir. Diğer günlerde herkes evinde veya mescidde tek başına kılmıştır. Hazreti Ebu Bekir’in halifeliği döneminde uygulama aynen devam etmiştir. Hazreti Ömer’in ilk yıllarında da uygulama aynen devam etmiştir. Ancak Hazreti. Ömer Mecidde herkesin üçer beşer ayrı ayrı cemâaler halinde namaz kıldıklarını görünce ashab-ı kiramla da görüştükten sonra en güzel Kur’an-ı Kerim okuyanlardan olan Übey bin Kab’ı yirmi rekat teravih namazı kıldırmak üzere Mescid-i Nebevi görevlendirmiştir. Ashab-ı Kiram bu duruma hüsnü kabul göstermiş, hiç bir itiraz vâki olmamıştır; bu şekilde icmâ vâki olmuştur.[i]
Terâvih namazı yirmi rekat olarak sünnet-i müekkededir. Hazreti Peygamber devamlı cemaatle kılmadığından dolayı, ümmetine bir kolaylık olarak, cemâatle kılmak, sünnet-i kifayedir. Bir kısmının cemâatle eda etmesiyle diğerlerinden sâkıt olur; onlar cemâatle kılmadıkları için günahkar olmazlar. Terâvih namazının vakti yatsı namazının edasından sonra başlar ve sabah namazının vakti girene kadar devam eder. Yatsı namazından evvel kılınamaz. Önce yatsı namazının kılınması gerekir. Vitir namazının, evla olan vakti teravih namazından sonra kılmasıdır. Teravih namazından önce kılınması da câizdir.
Terâvihi yirmi rekat olarak, iki rekatta bir selam vererek, on selam ile kılmak evladır. Her dört rekattan sonra kısa süre oturarak fâsılalı kılmak terâvih’in özüne daha uygundur. Verilen aralarda salavât-ı şerife getirilebilir: dualar okunabilir. Her iki rekatın sonunda oturmuş olmak ve Et-Tehıyyâtü den sonra Allahümme salli ve Allahümme bârik dualarını okumak ve her iki rekatın başında sübhâneke tesbihini; fâtihadan önce de eûzü ve besmele okumak şartıyla hiç selam vermeden yirmi rekatı tamamlasa kerâhatle câizdir. Eğer her iki rekattan sonra oturmayarak yirmi rekatı tamamlar ve selam verirse kıldığı namaz iki rekat sayılır.
Terâvih namazında imam Fâtiha’dan sonra en az üç kısa âyet veya üç kısa âyet kadar uzun bir âyet okumalıdır; daha az okuması mekruhtur. İmamın kıraatı, kelimelerin manasının anlaşılmasını zorlaştıracak, harflerin mahreçlerini bozacak derecede hızlı okuması mekruhtur. İmam namazda, ta’dili erkana riayet etmeli ve namazın rükünlerini tam yapmalıdır. Yarış yapar gibi kılınan namaz, Allah’ın rahmetinin celbine ve ibadetin makbuliyetine değil; gazabının ve azabının celbine sebep olabileceği endişesi göz ardı edilmemelidir.
Rukû ve secdelerin sükunetle eda edilmesi, tesbihlerin üç adetten eksik okunmaması elzemdir. Bunlar da müekked sünnettir.
Vaktinde kılınmamış olan terâhvih namaz kaza edilmez. Yatsı namazını cemaatle kılmamış olanlar teravihi cemaatle kılamazlar. Çünkü teravih yatsı namazına tabidir. Ancak teravihi cemaatle kılmamış olan vitri cemaatle kılabilir. Teravihi ve vitri ayrı ayrı imamlarla kılmak caizdir. Uykusu var iken teravih kılmak mekruhtur.
Teravih kılarken iki rekatta bir selam vermeyip, üçüncü rekata kalkacaksa tıpkı yatsı namazının ve ikindi namazının ilk sünnetlerinde olduğu gibi ikinci rekatın tehiyyâtında, et-Tehiyyâtü, Allahümme Salli ve Allaümme Bârik dualarını okuduktan sonra üçüncü rekata kalkar ve üçüncü rekatın başında da“ Sübhânekeyi okuyup, Eûzüyü ve Besmeleyi” okuduktan sonra Fâtiha suresini okumaya başlar; ardından kısa bir sure veya üç âyet ya da üç âyet uzunluğunda bir âyet okuyarak namazına devam eder.
Teravih namazını bitirince vitir namazına başlamadan biraz fasıla vermek müstehaptır. Bu sırada salavât veya dua okunabilir. Teravih namazı cemaatle kılınmışsa vitir namazı da cemaatle kılınır. Vitir namazının yalnız olarak, cemâatsiz kılınması da caizdir.
HE 17.02. 2026
[i] El-binâyeh Şerhu’l- Hidâye c,2, s.551-555