Farz, Yüce Allah’ın(cc), sübutu ve delâleti kat’î delillerle yapılmasını buyurduğu ve bu emrin sonucu ortaya çıkan hükümlerdir. Kısaca emrin sahibi Hz. Allah’tır(cc).Emir kesin olarak Allah’ta gelmiştir. Emrin bu durumu tevatüren sabittir, kesindir. Emirde kullanılan kelimelerin işaret ettiği manaya delil olması açık, sarih ve kesindir. Delaletinde zan ve şüphe yoktur. Böyle olan emrin hükmüne Farz denir.
Örneğin, Maide suresinin 6.ayetinde Yüce Allah(cc) şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Namaza kalktığınız zaman, yüzlerinizi yıkayınız; dirseklerinizle birlikte el ve kollarınızı yıkayınız; ardından başınızı mesh ediniz ve kuru topuklarınızla birlikte ayaklarınızı yıkayınız. Eğer gusül abdesti almazınızı gerektiren cünüplük haliniz var ise, bu takdirde bütün vücudunuzu yıkayarak tertemiz yapınız”(Maide Suresi, Ayet, 6)
Burada iki emir ve hüküm vardır. Bunlardan birincisi gusül denilen boy abdestidir ki, ağız ve burun dahil bütün vücudu hiç kuru yer bırakmadan tertemiz yıkamaktır. Namaz kılacak olan bir mü’minde gusül yapmasını gerektiren cünüplük hali varsa öncelikle gusül abdesti almalıdır. Böylesi Âkıl ve Bâliğ bir müslümanın gusül yapması kendisine farzdır. ikincisi de Eğer gusül yapmasını gerektiren zaruri bir durum olmamakla birlikte yellenme, büyük ve küçük su dökme, bir uzvunun kanaması gibi abdesti bozan bir durum yaşamışsa namaz kılacağı zaman öncelikle Namaz için abdest alması namazın şartıdır ve farzdır.
Belirli şartlarda abdestin, guslün ve namazın farz olmasının sebebi Cenabı Allah’ın (cc) sübutu ve manaya delaleti kesin bir ifadeyle müslümanlara emretmiş olmasıdır.
Maide suresinin 6. âyeti bu hükümleri ifade etmektedir. Subut yönünden bu ayet kesindir. Çünkü âyeti vahiy Meleği Cibril-i Emin Rasulullah(sav) Efendimize getirdiğinde, Allah Rasulü(sav) Vahiy katiplerinden birini çağırıp iki şahit huzurunda bu ayetleri yazdırmıştır. Vahiy Katibine yazdırdığı bu ayetleri kâtibe okutup doğru yazıp yazmadığını kontrol etmiştir. Kuran’ı Kerim’in tamamı bu şekilde şahitler huzurunda yazılmıştır. kitap haline getirilmiştir. Kuran’ı Kerim’in ayetleri bu şekilde şahitler huzurunda yazılmıştır. Sübutu katidir ve kesindir. Bu ayetin manaya delaleti/delil olma durumu da katidir. Çünkü başka bir manaya yorumlama ihtimali yoktur. Sonuç olarak bu ayetin ifade ettiği emirlerin hükmü farzdır.
Bu ayetten çıkan hükümler: Namaz kılacak kişi cünüpse gusül yapması farzdır. Abdesti yoksa abdest alması farzdır. Gusül yapma veya abdest alma ikanı da yoksa onların yerine temiz toprak ile teyemmüm yapması farzdır. Abdest alan kişinin; Yüzünü ve dirsekleriyle birlikte kollarını yıkaması başını mesh etmesi ve kuru topuklarıyla birlikte ayaklarını yıkaması farzdır.
Hasan Ersöz, 23.11.2025
