KEVSER Kur’an ve Sünnet ışığında hakikata yolculuk…

RAMAZAN KU’RÂN VE ORUÇ

RAMAZAN KU’RÂN VE ORUÇ

Ramazan Ayı, hicrî yılın dokuzuncu ayıdır; Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği aydır. Oruç ayı olarak Ramazan ayının seçilmesinde Kur’an’ın indirildiği ay olmasının  önemli payı vardır. Kur’an2ın  belirgin özelliği de insanları hidâyet’e erdirici, hidâyet’in alâmet ve belirtilerini, hak ile bâtılın belgelerini barındırıyor olmasıdır. Bu kadar çok ve ehemmiyetli özellik ve güzelliği toplayan Ramazan ayının, orucu da sinesinde barındırıyor olması büyük önem arz etmektedir. Zira Ramazan Ayında  ibâdetlere karşılık olarak verilen sevaplar, diğer zamanlardaki ibadetlere verilen sevaplarla kıyaslanamayacak ölçülerde fazladır. Ramazan dışında bir ibadetin sevabı bire on iken, Ramazan ayında bire otuz bin gibi hayal ufkunu aşan miktarlara ulaşmaktadır. Bu sebeple Müslümanlar Ramazanda büyük bir şevk ve arzuyla oruc’a ve ibadetlere .sarılmaktadırlar.

Oruçla ilgili Bakara Suresinin 185. Âyetinde  Allah Teâlâ Hazretleri: “Ramazan Ayı, Kur’ân-ı Kerim’in bir bütün olarak, Cebrâîl Aleyhisselam ve melekler  ordusunun koruması ile ( kadir gecesinde “Levh-i Mahfûz”dan alınıp Dünya Semasındaki  “Beyt’ül – I’zzet’e”)  indirildiği aydır. Kur’an insanların aklını ve kalbini iknâ ederek içinde bulunduğu olumsuz ortamdan alıp, hidâyete, hakkın ve doğrunun merkezine ulaştırır. Hidâyetin açık seçik delillerini, belgelerini, hak  ile bâtılın ayırt edici özelliklerini   akıl ve mantık  çerçevesinde insanlara sunar.

“O halde Ey Müslümanlar! Sizden her kim, Ramazan ayına şâhit olur da, oruç tutma  şartlarına sahip olarak yaşarsa oruç tutsun!”  (Bu âyetin altı çizili olan bu bölümü bir önceki âyetin  oruç tutabilme gücüne sahip olanlara tanıdığı, “Oruç tutmayıp  yerine fidye vermelerine izin veren hükmünü nesh ederek, hükmünü kaldıran”   bölümüdür. Her kim de hasta veya sefer halinde olur da, oruç tutamazsa, tutmadığı oruçlarını  Ramazan ayı dışında  diğer günlerde tutar. Allah sizin , için kolaylık istiyor, zorluk istemiyor, Bir de tutmadığınız eksik oruçlarınızı tamamlamanızı istiyor; Allah’ın adını tekbirlerle anarak O’nu yüceltmenizi; sizi hidayete ulaştırdığı için O’na hamt ve şükürlerle karşılık vermenizi istiyor.”[i]

Kur’ânın ana gayesi insanları, inanç, ibadet ve ahlak olarak her türlü sapıklıktan kurtarıp, hidayete ermeleri; hak ile batılı bir birinden ayırt edilebilmeleri için gerekli bilgi,  belge, aklî ve naklî delilleri  açıklayarak doğruya ulaşmalarını sağlamaktır.

Orucu tuttuktan sonra   zahmeti ve meşakkati gider;  geriye  damakta bıraktığı tadı ve manevi lezzeti kalır.  Allah’ın Rahmet ve merhametinin yüzümüzü ve yüreğimizi serinleten cennet râyihâlı  esintileri; gözümüzü ve gönlümüzü  aydınlatan imân ve ihlâsın  kalbe oturmuş hali, cennetin rayyân kapısından sızan güzel kokuları, gözümüzü aydınlatan, ruhumuzu kanatlandıran cennet baharları,  imanın her tarafı aydınlatan   nûrânîliği, dünyada gayp olarak inandığımız iman esaslarının ahiretteki gerçekliği ve görünürlüğü,  oruç tutanların , Rayyan kapısından, namaz kılanların salat kapısından, zek’at verenlerin, Zekât kapısından ve Hac yapanların, hac kapısından Cennete çağırılışlarını hayalinde canlandırmak bile insanı senede bir ay değil  yılın tamamını oruçlu geçirmeye   ikna edecek derecede güçlü ve gerçek olurlar.

ÂYETTEN ANLAŞILAN   HÜKÜMLER

1- Ramazan Hicrî yılın bir ayıdır

2- Kur’ân Ramazan ayında nazil olmuştur.

3-Kur’an hidayetin kaynağıdır.

4-Kur’nın amacı insanlara doğru inanç ve ibadeti öğretmektir.

5- Kur’ânda aklî. Mantıkî ve naklî deliller vardır.

6- Kur’âna insanlara hak  ile batılı ayırabilme özelliği kazandırdığı için Furkân ismi verilmiştir.

7- Ramazan ayına yetişen ve şartlarını taşıyan müsllümnlara oruç tutmak farz-ı ayındır.

8-Hasta olanlara ve sefer halinde bulunanlara oruçlarını Ramazan ayı  sonrasına tehir edebilir ve Ramazan sorası gününe gün kaza ederler.

9- Allah kulları için kolaylık ister, zorluk istemez. Oruçların sayısının tamamlanmasını ister.

10-Hidayete giden yolları ve yöntemleri bildirdiği, kolaylıklar sağladığı için, Allah Teâlâ (c.c.) tesbih, tahmid ve tekbirlerle  anılarak karşılık verilmesini ister.

 

Hicrî yılın dokuzuncu ayı Ramazandır.

Ramazan: Kur’ân, Oruç, zekât, Salât ânıdır.

Şartlarını taşıyan Muti’ Müslümanların

Ramazan’da oruç tutması farz-ı ayındır.

 

H.E. 08.01.2026

 

Tesbih:Sübhanallah               Salat : Namaz

Tahmid: Elhamdülillah          .Mutî : itaat eden

Tekbir: Allâhu Ekber                Farz-ı Ayın : Her  ferdin yapması farz olan hüküm

Hidayet. Doğruya götüren

[i] Bakara s. âyet 27185

#Leave A Comment

Yazar Hakkında

Hasan Ersöz

Emekli İlçe Müftüsü

Diyanet İşleri Başkanlığının Müftü ve Vaizler için açtığı, 4. Dönem Haseki Yüksek İhtisas Eğitimini bitirdi, Diyanet İşleri Başkanlığında Kuran Kursu Öğretmeni ve İlçe Müftüsü olarak 37 yıl çalıştı.

#Leave A Comment