HAMD
HAMD HAK EDENE YAPILMALI
Hamd hak sahibini övmektir; Bu anlamda teşekkür etmek dekullanılır. Hamd ile Şükür birbirinin yerine kullanılmakla birlikte ikisi arasında küçük bir fark vardır. Hamd Şükürden daha geneldir. Şükür ise daha özeldir. Nimet eline geçtiği anda onu verene yapılır. Allah’a(cc) hamd eden O’nu layıkıyla övmüş, meth etmiş ve aynı zamanda O’nu senâ etmiş olur. Şükür ise, nimet ve ihsan ele geçtik ten sora yapılan teşekkür mahiyetindedir.
En’âm Suresinde Hey yönüyle hamd’e lâyık olan Yüce Allah(cc) buyuruyor ki: “ Yedi kat gökleri ve yeri Yaratan; karanlığı ve aydınlığı yapan Allah’a (cc) hastır Hamt edilmek. – Halbuki, kâfirler putları kendilerine tanrı edinip tapınıyorlar, sonra da onu Allah’a denk sayıyorlar- O Allah ki, sizi çamurdan yarattı; sonra size dünyadaki yaşamınız için ecel belirledi. Bir de ölümle başlayıp kıymete kadar süren, ya da Allah’ın(cc) huzuruna varıp hesap vermek için huzurunda duracağınız zamana kadar devam eden bir eceliniz vardır ki, Buna Ecel-i Müsemma denir. Eceli müsemma ile ilgili bilgi sadece Allah’a mahsustur. Bütün bunları (kainatın yaratılışı, insanın yaratılışı, ecel gelince, ölümün gelişini) bildiğiniz halde, hala şüpheler içinde boğuşup duruyorsunuz”[1]
Aynı surenin devamı olan Ayette de: “Ve O Allah(cc), göklerde de Allah’tır; yerde de Allah’tır. ( Her yerde ve her varlıkta mülk O’nundur. Hüküm Onundur. Bütün göklerde, yerde, uzayda ve fezada içine alan her yerde hükmü geçer, doğa kanunları O’nundur. O kanunları yaratan ve yöneten de O’dur.) O sizin gizlinizi de açığınızı da bilir. İyi kötü, hayır şer, faydalı ve zararlı kazandığınız her şeyi bilir.”[2]
Yeniden başa dönecek olursak: Madem ki Allah(cc) göklerin, yerin ve içindeki her şeyin; karanlığın ve aydınlığın da yaratıcısıdır. O halde bir kısım insanları Hâlık-ı Mutlak olan Allah’ı bırakıp da âciz-i mutlak olan basit varlıklara tapınmaları ve onları Allah’a denk tutmaları akıldan uzaklık ve saçmalıktan başka başka bir şey değildir.
H.E. 21.12.2025
[1]En’âm suresi. Ayet: 1,2
[2] E’âm suresi, Ayet:3