TERÂVÎH
Ramazanda gece namazı
Terâvîh, Ramazan Ayına özel geceyi ihyâ namazıdır. İhyâ etmek canlandırmaktır. Hakikî manâda ihyâ etmek Allah’a mahsustur, hayatı yaratan ve canlandıran, can veren, ancak Allah’tır.
İnsan geceleyin hep uyursa veya faydasız, dünya ve âhirete yönelik bir çalışma olmadan, zaman öldürmeyi amaçlayan boş şeylerle geçirilirse, gerçekten gece saatleri öldürülmüş olur.
Geceye denk gelen zamanlardan bir bölümünü ibadet, namaz, dua, Kur’an tilâveti, tesbih, tahmit, tehlil, tezekkür, salevât gibi özünde ibadet manası barındıran işlerle geçirirse o geceyi mecâzen diriltmiş, canlandırmış olur. Bu manada beş vakit namaza ilave olarak gece saatlerinde yapılan ibadetlere atfen geceyi ihya etmek denilmiştir. Terâvîh namazı da geceyi ihyâ eden ibadetlerdendir. Ayağa kalma anlamına gelen “kâme” ve”ekâme” fiillri de Ramazan kelimesi ile birlikte kullanıldığında, gece vakti, çoğu insanın uykuyla geçirdiği bu değerli vakitleri uyanık ve namaz kılarak, Kur’an okuyarak, dua ederek, tesbih okuyarak, farz dışında çeşitli ibadetlerle meşgul olarak değerlendirme anlamında kullanılmaktadır.
Gece namazının ve terâvîh namazının vakti, yatsı namazını edâ ettikten sonra başlar; sabah namazı vakti girene kadar devam eder. Sabah namazı vaktinin girmesi ile birlikte imsak vakti de girmiş olur; aynı vakitte oruç da başlar.
Sahabeden Ebu Hureyre (ra) rivâyet etti: Allah Rasûlünden (sav) işittim, dedi ki: “Her kim, samimiyetle inanmış ve Allah’ın emri olduğunu tasdik etmiş ve yaptığı ibadetin karşılığını Allah’ın vereceğine inanarak, beş vakit namazın dışında, ramazan gecelerinde nâfile namaz kılarsa işlemiş olduğu günahların hepsi bağışlanır[i]”
Abdullah bin Avf’ın rivâyet ettiği diğer bir hadisinde de Hz Peygamber (sav): “Allah (cc) Ramazan ayının gündüzünde orucu farz kıldı, bende gecelerinde namaz kılmayı sünnet edindim. Her kim inanarak ve karşılığını Allahtan bekleyerek, Ramazanın gündüzlerinde oruç tutar, gecelerinde de namaz kılarsa, günahlarından anasından doğduğu günkü gibi arınır.[ii]” Buyurdu.
Hadis-i Şeriflerden istifade edilen müjde ve muştular:
1- Ramazan orucunun, Allah’ın emri ve farz olduğunu bilmek, inanmak ve tasdik etmek; mazereti olmadan oruç tutmamanın Allah’ın gazabına ve azabına sebep olacağından korkmak, buna karşılık oruç tuttuğunda, teravih kıldığında, sevabının büyüklüğünü, ayrıca önceden işlediği başka günahların da bağışlanmasına sebep olduğu bilmek gerekir. Bütün bunlar büyük müjdeleri ve tükenmeyen umutları besleyen kaynaklardır. Yaşama sevincine, iyiliklere, ibadetlere sarılmaya vesiledir.
2- Ramazan gecelerinde kılınan namazlar, okunan Kurân-ı Kerim ayetleri, tesbihler. salavatlar, camilerde yapılan i’tikâflar ile belirli gün ve saatleri Allah’a adayarak ibadete geçirilen zamanların değeri insan aklının ölçemeyeceği derecelerde büyük ve değerlidir. Oruç Allah içindir; O’nun rızası için tutulur; kıymetini, ecrini ve ücretini de ancak Allah bilir ve ancak O verebilir.
HE 13-02-2026
[i] Buhari, sahih, c.2,s.707 h.n.1904
[ii] Sahih, Tirmizî n. 683